Yangın yeriydi her yer tam bir savaş alanı.Az sonra başı yemenili , şalvarlı-çarıklı bir grup kadın çıkageldi o yerden.Elleri bellerinde kaşları çatık , yüzleri asıktı.
“Ben” dedi biri “Azizi ‘ ye Tabyası’ nı taşla ,sopayla ,kazma,kürekle savunanlardanım.Oğlunu Çanakkale ‘ de vatana kurban edenlerdenim” dedi.
“Kimsin sen” diye sordum.”Ben Nene Hatun’um dedi geri çekildi.
Arkasından bir başkası “onbaşı ve üstçavuş rütbesiyle savaşlara katıldım , hem savaştım hem yazdım,sen ne yaptın “ dedi.Sustum verecek cevabım yoktu.Karşımda ki Halide Edip ‘ ti.
Diğerleri de geldiler sırayla; Nezahat onbaşı , Kara Fatma,Şerife Bacı,Halime Çavuş ve daha birçoğu.
Kimi savaşmış,kimi cephane ve yiyecek taşımış.Sordukları tek soruydu “ne yaptın”.
Yine onlar cevap verdi.”sen” dediler…”Baldırı çıplak,plajlarda cıbıldak; 21.yüzyıl boyalı bebeği.Çocuklarına kına yakıp cepheye göndermek ,savaşmak bana düştü.Kadınlık , annelik duygularının gölgesi altında kırk yatakta sevişmekte sana.
Dediler ve dönüp gittiler.
Bir sıçradım ki rüya imiş.Aman şeytana bismillah…
Belki diyeceksiniz hariçten gazel. Olabilir.
Belki diyeceksiniz bir tarafın açık kalmıştır. Mümkündür.
Ya da boşverin gitsin.