“Türkiye niye bir moda şehri olamıyor o kadar yırtınmasına rağmen?” sorusu bu yazı için yırtınmama sebep oldu.Aldım elime kalemi kareli defter yaprağına vurmaya başladım…
Soyadı mermerci yada abazoğlu olanlar okusun diye yazılmış bir yazı değil bugünkü yazım.Aksine Honore Balzac’ın öldüğünde yanında 1 kasa armut çöpü bulunduğunu bilen tüm manavların okuyabileceği cümleler döktürmüşümdür genellikle..
*Mankenlerin 1 defile için aldıkları ücretin 1 kasa armut almaya bile yetmediği bir ülkede 1 yılda yüzlerce defile yapılmakta ve ne acıdır ki ne istanbul ne de başka bir ilimiz çakma bir paris bile olamamıştır hala…
Gelin bugün bu soruna el atalım diyecek kadar Savaş Ay parmaklı olmadığımı ellerimi gören tüm jinekologlar tasdik edecektir.
Defile delileriyle dolu olan kulislerde maalesef hala alt dudağımı ısırmama sebep olabilecek türden bir kareograiye imza atılmadı.Nedendir bilinmez ama bizim defilelerimizde podyumlar, muza benzeyen adamların şaşkın bakışları altında bir maymunun,pardon bir mankenin yanlışlıkla açılan 250 gramlık göğsünün ucunda kaç adet krater vardır sorusuna ve sorununa ev sahipliği yapmaktadır.
Ve ne acayiptir ki kareografi finalinde genellikle “kafa manken” diye tabir edilen kişi cevval bir gelinlik yada abiye ile bir sonraki flörtü olabilecek tüm otomobil osmanlara göz kırpmaktadır.
Ben olsam diye başlayan bir cümleyi okuyacaksınız birazdan…:)
Ben olsam, çamaşır defilesinin finalinde kara bir kediye jartiyerli bol dantelli takım çamaşır giydirir tasmasının kemerini de onunla pişti olan bir mankenin eliene verirdim…İtiraf etmeliyim ki Bir önceki cümlenin yüklemi tüm erkeklerin suratında şapşal bir tebessüm doğurdu:)
Bir kere daha ben olsam gelinlik defilesinin kareografisinin finalini,enigma fonu eşliğinde, elinde kan bulaştırılmış bir çarşaf olan, tellal ile kol kola girmiş bir gelin ile süslerdim.
Bir kere daha ben olsam, ayakkabı defilesinin koreografisini, amuda kalkmış bir mankenin, ayakkabılarını meme görmekten bıkmış ayak görmek isteyen fetişist izleyicilerin, bakışları eşliğinde çıkarması ile noktalardım…
Son kez ben olsam podyumda ayakkabısının tekini unutan mankenin ardından gelen erkek prens mankenin o ayakkabıyı alıp,balo salonu yalnızlığı ile “Defile delilerinin podyum maymunlarına selamı vardı diyerek fırlatması ile noktalardım:)